12 Eylül 2009 Cumartesi

Özgün Kıl,Özgür Bırak

Düşünceler...kendimize ait hissederiz ama bir yerlere hapsederiz onları.Özgür bırakmak yerine orda kalmasını yeğleriz,kafamızın içinde.Duygular, hissedilenler düşünceleri kamçılar,
düşüncelerde bize bazı çağrışımlar yapar.Mesela palindromik anlar beni üzer hep,bu üzüntüde beni bir düşünce yığınına doğru iter ve... ne olup bitiiğini nasıl geçirdğimi bile hatırlayamadığım - bundan pişmanlık duyduduğum - 2002 yılını, bir daha yakalayamacağım 2112 yılını ve arada sıkışıp kalmış 110 yıl içinde gebereceğim çağrışımını yapar :)

Tabi böyle uzattığıma bakmayın düşünce hızıyla geçiyorlar aklımdan.

İşte kafamızın içinde ışık hızından bile daha çabuk hareket eden düşüncelerimizi hapsettiğimiz bir diğer yerde çöp kutusu! Evet çöp kutusu.Düşüncelerimizi yazarız çizeriz,allayıp pullatıp süsleriz, herşeyden önemlisi emek veririz. Ee sonra? İstikamet çöp kutusu! - hemde basket :P

Ne yap? Yeteneğini çöpe atma! - bunu adidas reklamında görmüştüm,hemde ayakkabı reklamı! ''ne alaka lan?hö?ha?'' falan dedim ama sonradan anladım ki basket ayakkabısı reklamıymış.Benim jeton daha sonra düştü - Oldukça anlamlı bu söz kafamdaki çarkları döndürdü. ' ne kadar doğru bir söz ' dedim kendime. Dehşetengiz bir ifadeyle - (nazocan) bu da bir çağrışım...neyse o beni anladı - yazma isteği geldi. Haklıydım.

Bunu yapmamıza neden olan şey eleştiri korkusu sanırım. Önemli olan başlangıçtaki cesareti göstermek değilmiydi? Evet oydu. E o zaman daha ne,kime ne,sanane!

Önemli olan bir diğer şeyde özgün olmaktır.Düşüncelerin sana ait olmalı.Başkalarının müdahale etmesine izin vermemek,hiçkimsenin etkisinde kalmamak,özgür iradenle karar vermek bazı şeylere,en ufak şeylerde bile. Biri senin muse sevmemeni yargıladı diye muse dinlenmez,her ne kadar ciddiye alsanda. İki üç kere Arctic'i yerdi diye onları dinlemekten vazgeçilmez. İşte burda diyorum ki; Resistance! Bu senin elinde.

Kısacası düşüncelerini hapsetme, özgünlüğünü yitirme. Özgün kıl, özgür bırak ...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Vızıltı